Fenerbahçe’yle 800 bin dolar (Yaklaşık 984 milyon YTL) karşılığında sözleşme yenileme hazırlığındayken, sürpriz bir operasyonla Siyah-Beyazlı takıma gelen Mehmet Yozgatlı’ya 800 bin eurosu peşin, toplam 1.5 milyon euro (Yaklaşık 2 milyar 850 milyon YTL) karşılığında mukavele yapıldı. Sezon başında Fenerbahçe ile oynanan Süper Kupa finalinde ilk kez Beşiktaş formasını giyen deneyimli futbolcu, bu maçın 62. dakikasında sakatlandı. Ancak bu sakatlık tahmin edilenden çok daha uzun sürdü. Öyle ki, M.Yozgatlı geride bıraktığımız sezonda Süper Lig’de 2 kez ilk 11’de olmak üzere, toplam 292 dakika forma giydi. Siyah-Beyazlı oyuncu ayrıca, Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki hiçbir karşılaşmasında oynayamadı. Fortis Türkiye Kupası’nda ise 1 kez ve 81 dakika ter döktü ve sahayı yuhalanarak terk etti. Ve M.Yozgatlı Beşiktaş forması altında rakip ağları hiç havalandıramadı. Yani Siyah-Beyazlı takımda geçtiğimiz sezon toplam 435 dakika formaya giyen M.Yozgatlı, Beşiktaş’a hayli pahalıya patlarken, Türkiye’nin en pahalı futbolcusu ünvanını da kazandırdı. Zira deneyimli futbolcu, Siyah-Beyazlı takımda dakikada 6 milyon 600 bin YTL kazandı. Sözleşmesi feshedilen M.Yozgatlı’nın şu sıralar Rus takımlarına gideceği konuşuluyor.
Şampiyonlar Ligi’nde bu sezon elde edilen çeyrek final başarısının ardından gelecek sezon Avrupa’da daha önemli işler yapmayı hedefleyen Fenerbahçe, kendisini bu amaca ulaştırabilecek bir kadro için çalışmalara başladı. Mateja Kezman’ın yerine dünya çapında bir santrfor almayı planlayan sarı-lacivertli yönetim, orta sahasını da gündemi sarsacak bir transferle güçlendirmek istiyor. Fenerbahçe’nin, kadrosuna katmak için girişimlere başladığı isim, Barcelona ile yollarını ayırmasına kesin gözüyle bakılan Deco. Yönetimin, bir ara Bayern Münih’in de ciddi şekilde ilgilendiği ancak Milan’dan Gennaro Gattuso’yu renklerine bağlaması üzerine vazgeçtiği Portekizli oyuncu için resmi teklifte bulunmaya hazırlandığı öğrenildi.
Larissa’daki hayatın nasıldı? Neler yaşadın?
- Çok büyük bir deneyim oldu benim için. Bildiğimi sandığım yabancı dilim için gayet faydalı oldu. Son 10 hafta istatistik olarak çok keyifli oldu benim için. Gittiğimde takım 13. idi son hafta 6. bitirdik ligi, ikili averajla Play-Off’u kaçırdık. Son 10 haftaki çıkışla Play-off oynayabilsek eminim UEFA’ya katılırdık.
Bir teklif gelse gider misin Beşiktaş’a?
- (İki saniyelik bir sessizlik) Giderim..Yani giderim. Benim kırgınlığım yok, giderim.
Peki profesyonel futbolcu olduğun için mi yoksa gönül bağın olduğu için mi?
- Ben çocukluğumda Beşiktaş’ı tutuyordum, bunu her yerde söyledim. Çocukken tuttuğum takımla 100. yılında şampiyonluk yaşadım. Kaptan olarak sahaya çıktığım maçlar oldu. Daha sonra Fenerbahçe’yle 100. yılında şampiyonluk yaşadım. O da keyifliydi. Ben işimi iyi yaptığıma inanıyorum. Giydiğim formanın hakkını verdiğime inanıyorum. Benim için birinci kriter budur.
DEL BOSQUE’YE ÜZÜLDÜM
Beşiktaş camiasını yakından tanıyan bir futbolcu olarak Sinan Engin ve onun uyguladığı menajerlik sistemi takıma fayda mı zarar mı getirir?
- Ben Sinan Abi’yi çok iyi tanıyorum. İnsan olarak da yaptığı iş olarak da.. Sinan Abi doğru yerde ve doğru konumda şu anda. Hem sevdiği işi yapıyor hem de en iyi yaptığı işi yapıyor. Sinan Abi’nin orada olması Beşiktaş kulübüne hiçbir şekilde zarar vermez. Artı Sinan Abi bir çok boşluğu kapatabilecek, bilgisiyle, deneyimiyle boşluğu doldurabilecek bir yapıya sahip. Hiçbir şekilde zararlı olduğunu düşünmüyorum.
Pek çok hoca geldi gitti Beşiktaş’a.. Hangisi daha iyiydi?
- Del Bosque.. Gitmesine üzüldüğüm hocalardan birisidir. Hayatta çalıştığım en iyi yabancı hocaydı. Tek geçerim. Ben hala kendisiyle görüşüyorum. Telefonlaşıyoruz, yardımcılarıyla konuşuyoruz.. Çok iyi insandı, çok da iyi hocaydı.
--------------------------------------------------------------------------------
2 sene sonra askerim
Tümer Metin.. Raket gibi kullandığı sol ayağının yanı sıra farkı, duruşu ve söylemlerinden de kaynaklanıyor. Her konuda söyleyecek sözü olan biri.. Fenerbahçe’yle başladığı sezonu Yunanistan’ın Larissa takımında bitirdi. Başarılı da oldu. Şu sıralar Avrupa Futbol Şampiyonası’nın heyecanını yaşıyor. Kendisiyle uzun bir röportaj yaptık.. Biz sorduk o yanıtladı:
Larissa’daki hayatın nasıldı? Neler yaşadın?
- Çok büyük bir deneyim oldu benim için. Bildiğimi sandığım yabancı dilim için gayet faydalı oldu. Son 10 hafta istatistik olarak çok keyifli oldu benim için. Gittiğimde takım 13. idi son hafta 6. bitirdik ligi, ikili averajla Play-Off’u kaçırdık. Son 10 haftaki çıkışla Play-off oynayabilsek eminim UEFA’ya katılırdık.
Bir teklif gelse gider misin Beşiktaş’a?
- (İki saniyelik bir sessizlik) Giderim..Yani giderim. Benim kırgınlığım yok, giderim.
Peki profesyonel futbolcu olduğun için mi yoksa gönül bağın olduğu için mi?
- Ben çocukluğumda Beşiktaş’ı tutuyordum, bunu her yerde söyledim. Çocukken tuttuğum takımla 100. yılında şampiyonluk yaşadım. Kaptan olarak sahaya çıktığım maçlar oldu. Daha sonra Fenerbahçe’yle 100. yılında şampiyonluk yaşadım. O da keyifliydi. Ben işimi iyi yaptığıma inanıyorum. Giydiğim formanın hakkını verdiğime inanıyorum. Benim için birinci kriter budur.
DEL BOSQUE’YE ÜZÜLDÜM
Beşiktaş camiasını yakından tanıyan bir futbolcu olarak Sinan Engin ve onun uyguladığı menajerlik sistemi takıma fayda mı zarar mı getirir?
- Ben Sinan Abi’yi çok iyi tanıyorum. İnsan olarak da yaptığı iş olarak da.. Sinan Abi doğru yerde ve doğru konumda şu anda. Hem sevdiği işi yapıyor hem de en iyi yaptığı işi yapıyor. Sinan Abi’nin orada olması Beşiktaş kulübüne hiçbir şekilde zarar vermez. Artı Sinan Abi bir çok boşluğu kapatabilecek, bilgisiyle, deneyimiyle boşluğu doldurabilecek bir yapıya sahip. Hiçbir şekilde zararlı olduğunu düşünmüyorum.
Pek çok hoca geldi gitti Beşiktaş’a.. Hangisi daha iyiydi?
- Del Bosque.. Gitmesine üzüldüğüm hocalardan birisidir. Hayatta çalıştığım en iyi yabancı hocaydı. Tek geçerim. Ben hala kendisiyle görüşüyorum. Telefonlaşıyoruz, yardımcılarıyla konuşuyoruz.. Çok iyi insandı, çok da iyi hocaydı.
--------------------------------------------------------------------------------
Hakan Şükür’ün yanındayım
Hakan Şükür’ün ‘Kutlu Doğum Haftası’ açıklaması çok dikkat çekti. Yanlış mıydı zamanlaması?
- Zaman doğru ama geçen sene yapmamıştı.. Ben bu konuda Hakan’ın yanındayım, bizim takımda da kalecimizin bir çantası var içinde 80 tane biblo, çıkartıp bakıyor onlara. Burada Kezman her maç haç çıkartıp öpüyorsa bizim futbolcumuz da istediği şekilde yaşamalı dinini. Alex santra’da çöküp duasını ediyorsa Appiah çıkartıp haç yapıyorsa kimse konuşmasın artık... Hakan’ın niye yaptığı soru işareti, belki benim gibi düşünüyor, Kezman’dan Alex’ten diğer yabancı oyunculardan ne farkım var diyor ama biz de bunu biraz soru işaretiyle karşılayalım. Ama din-siyaset-spor-laiklik bunlar iç içe girmez..
Yabancı oyuncular için ne düşünüyorsun?
- İşi milliyetçiliğe dökmenin bir alemi yok. Her zaman söylediğim bir şey var; bana katkı sağlayacaksa başımın üstünde yeri var. Ama ne yabancılar görüyoruz ne yabancılar geliyor. O zaman benim yerli oyuncumun günahı ne! Alex gibi Delgado gibi, Hagi gibi olsun, gelsin oynasın. Bizim yabancılara gösterdiğimiz toleransı kendi oyuncularımıza maalesef göstermiyoruz. Tugay’ı 30 yaşında diye gönderdik şimdi onunla övünüyoruz!.. Tugay bir daha niye gelsin ki? Orada saygı var çünkü.
--------------------------------------------------------------------------------
Futbol Federasyonu Başkanı olabilirim
Peki bir futbolcu neden başkan filan olmayı düşünmez?
- Ben düşünüyorum! Güzel bir model bence. Türkiye’de yapılacak en güzel şeylerden biri bir futbolcunun başkan olması. Hiç olmuş bir şey değil. (Murat Sözkesen-Ünyespor hatırlatmasını yapıyorum) Benim hedefim 2. lig ya da 3. lig değil Futbol Federasyonu Başkanı olabilirim! Bence iyi bir model futbolcunun başkan olması.. Ama bunu da söylemeden geçemeyeceğim; çok enteresan hocalarla çalıştım, onları gördükten sonra hoca olmam gerektiğine karar verdim! (gülüşmeler) Kolay olmadığını da biliyorum ama. Çünkü futbolcu sadece kendinden sorumlu. Ama ötekinde sorumluluk alanınız bir hayli genişliyor.
Valencia Kulübü'nün bir süredir takibe aldığı Topuz'u, Fortis Türkiye Kupası final maçında Gençlerbirliği'ne karşı son bir kez daha izleyeceği bildirildi. İspanyol kulübünün, şu ana kadar gelen raporlar doğrultusunda 25 yaşındaki oyuncuyu renklerine bağlamak için harekete geçeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Milli futbolcu Mehmet Topuz ise bu konuda yaptığı açıklamada, "Şu anda önceliğim kupa finali. Ondan sonra bunları düşünürüz. Yine de Valencia gibi bir takımın beni istemesi gurur verir. Ama benim kulübümle sözleşmem devam ediyor. Yani benden önce kulüplerin anlaşması gerekiyor" ifadesini kullandı.